ZOR

Gül iken sevmek kolay
Zor olan bülbül iken, gülü sevmek
Var iken paylaşmak kolay
Zor olan yok iken, paylaşmak
Leyla için sevmek kolay
Zor olan mecnun iken leyla sevmek
İsyan etmek kolay
Zor olan isyana sabır etmek
Yaşamak kolay zor olan yaşamdan tad alabilmek

MECNUN ETME

Gözleri sözlerinden güzel yar
Beni kendine aşık ettirme
Fırtınalara dayanmaz yüregim
İsyana belvursada sözlerim

Makberini bile kendi kazsa bedenim
Beni kendine aşık ettirme
Çünkü aşkı kaldırmaz yüregim


Sen leyla olda, beni mecnun etme

İSTANBUL

İstabulun başkadır geceleri
İstanbul gecelerinde yıldız gibi parlayan gözler gördüm
Gecelerin isyanını duydum, delice esen rüzgarını tattım
İstanbulun elinden şekeri alınmış çoçuk gibi, agladıgını gördüm
Şair ane söylenmiş bir dolu söz duydum
İstanbul gecelerinin aşık oldugunu gördüm , aşkıda gündüze
Ve bir fısıltı duydum, kavuşmayınca aşk sevda olur diye
Sordum kadim dostum geceye, neden gündüz diye
Cevap verdi, nedeni olursa sevda olmaz diye

BAŞLANGIÇ

Hayatın hancerini yedim yüregime
Zor olanın bitirmek oldugunu duydum, bi care dillerde
Son olmadan başlangıc olmayacagını öğrendim, diyar diyar her bir ilde
Gezmedim diyar diyar kaçtım, kendimden
Geçmişten kalan tek izim arkamdaki, gölgem
Geçmişe kalem cektim ölümden dönmeden önce
Ve dillere destan bi başlangıç olsun istedim, hayat bitmeden

GECE

Sanma gecenin ardında yine gece var
Gece olunca mutlak gündüze zaman var
Dikensiz yol görmedim, görene diyecek bir cift sözüm var
Sözüm özümdür,özümede bir sitem bocum var

Gözün görmediğini gönül görmez mi sandın
Ağlamayanın, derdi hiç yok mu sandın
Sandıklara saklı hiç günahım yok mu sandın
Şiir yazmayanın, gönlünde saklı sevdası yok mu sandın

Dermansız dert görmedim, arayıpta bulanı duymadım
duymasamda başkasının feryadı, hep duydum içimdeki feryadı
İçim dışım hep yalan, dolan, isyan, haykırış
son bulacağı yer bir damla göz yaşı bide kendime ayit mezar taşı

FERYAT

Kara tern deyip geçme
Her vagonun kendince vardır, bir feryadı bide sesi
Trenler durdukları zaman bir ses çıkarya
O ses duyan bi kulak için, bir feryattır
Birinci vagon sevdalıdır. çıkardığı ses sevdasındandır
Gezer diyar diyar, tek amaç gölüne sahip olan eş
İkinci vagon dertlidir,derdine isyanıdır çıkardığı ses
Gecenin karanlıgında hiç kimse ona olmaz eş
Ücüncü vagonda acı çeker, seside feryadının dışa vurmasıdır
Böyle sürüp gider hikayeleri.....
Lokomotifde insandır. bir ömür çeker sevdayı, derdi, acıyı

BİR ÇİFT GÖZÜM SÖZDE DOĞRULUKTUR ÖZÜM

Yazamazdım bu sevdan olmasa
Ağlayamazdım, gönlümde hasretin olmasa
Amaç seni bir defa daha görmek olmasa, hasta ruhuma yüklemem bu yükü
Ölemezdik, yaşam bedene ağır gelmese
Ve seni sevmezdim, aşık olduğun mevlam olmasa
Yüreğimde az biraz hüzün, bide sana bakmayan kıyamayan bir çift gözüm var.......

Bu aşk

Bu aşk
Varlık içinde yokluk yaşatıyor
Yaşamla ölüm arasında bir çizgi bırakmıyor
Ne güldürüyor, nede ağlatıyor
Acı çekmiyorum, ama ondanda kötü birşey
Ölüm bile dindiremez gibi geliyor
Neyim var bilmiyorum, ama yok olanı biliyorum
İki damla göz yaşı, bide mezar taşı

ÖLÜM

Ancak ölüm özler, beni
Çağırır, sesizliğe doğru
Bedenim, ruhumu özler
Kulaklarımda uğultu, yüreğimde özlem
Yelken açmışım, sonsuzluğa doğru
Cebimde sonsuzluğu gösteren, pusulam
Sırtımda taşıdığım ,sadece günah
Gözlerimde korku, yüreğimde hasret var
İnsan için hasret gibi, yar mı var

İKİ SEVDA

Bir gönülde iki sevda olmaz
Yanlışın doğrusu olmaz
Sevda bile yoktan var olmaz

ŞAİR DEĞİLİM

Ağlamanın günahı olmaz
Günahla sevap, aynı kesede durmaz
Dört duvar arasına bu acı sığmaz
Ben şair değilim, şiirlerimde kafiye olmaz

SEVDALIM DOĞAN GÜNEŞ

Dert ortağım, bir kalem bide kağıt
Bide sevdalım, doğan güneş
Unutmamak lazım, rüzgar ve ağıçın türküsünü
Ya benimle, sabırla sevdalımı bekleyen gece
Ben bir garip delioğlan, buda kadim dostum gece
Bide tabi sevdalım, doğan güneş

BUNUNDA VARDIR HİKMETİ

Kadri bilmeyen, bilmez kıymeti
Ağlayan gözlerin, vardır bir hikmeti
Hikmetinden sual olunmayanın yoktur, tek eşi

GELECEĞİN GEÇMİŞİ OLMAZ

Geleceğin geçmişi olmaz
Kanlı bülbül, kafese konmaz
Benim bedenim arşa sığmaz
Adaleti,arayan bulamaz

EZELE VE EDEBİYETE VASİYET

Söz verdim, ezele ve edebiyete
Söz verdim, yerin ve göğün malikine
Aldığım ne varsa, verdim
Çünkü söz verdim, sensizliğe
Söz verdim, ezelin ve edebiyetin yerin ve göğün malikine
Beni ben yapan herşeye, söz verdim
Yüreğimin yangınını bir ben, birde malik bilecek
Söz verdim, bu ateş senide yakmasın diye
Bu koru vermem eline yakar, narin bedenini
Bakma gözlerime söyleyem
Elimiz kalem tutsada yüreğimiz tutmuş nasır
Gözlerimiz ağlasada yüreğimiz olmuş bakır
Bilesin şunu ben sözverdim sensizliğe, sadece senin için
Tek vasiyetimdir; yazıla her bir taşa ne senle ne sensiz

ÖLMEDEN CENNET

Ölmeden cennete gitmek seni sevmek
Varlığın yokluğa bırakmadı bir yer
Ruhumun tek ilacı saçının bir teli
Aldığım her nefestesin
Varlığımın tek nedeni yokluğumun tek sebibi olacaksın

ALLAH KAVUŞMANIN KIYISINDA

Yürüyorum, at izinin, it izine karıştığı bu yollarda
Yüreğime saplanmış hançerin zehri akıyor içime, yakıyor bedenimi
Benliğimi kaybetmiş gibiyim, kötüsüde aramaktan yorulmuş gibiyim
Herkes bana bir ceylan yavrusuna baktığı gibi bakıyor, acınasıya
Saat 12'ye beş kala durmuş bir saat takıyorum kolumda
Uykusuz her geçe sabah ezeni nini gibi geliyor
Her kılınan namazın ardından azraili görüyorum, hazırlan dermişçesine
Hayatımın her gününü, durmuş saatim gibi yaşıyorum, ölüme beş kala
Ölümün hak olduğunu bilmek, boş olduğunu hatırlatıyor hayatın bana
Doğa yaşıyor bahar sevinçi, ben yaşıyorum son bahar hüznü
Nasıl yaşamayayım bu hüznü her yapılan günah biniyor sırtıma acıtıyor canımı
Hissediyorum günahların sinemdeki yükünü.......

Hayata isyan etmenin eşiğinde
Allaha kavuşmanın kıyısındayım......

KAFES

Ruh hasta, beden yorgun, gözler ve sözler sönük işte bu benim
Geçmişim yok gelecek zaten gelmeyecek
Her günüm ayrı bir isyan,işte bu benim
Gözlerim ağlamasada, yüzüm gülmüyor
Boş lakırtılarla geçiyor ömrüm
Ömür bir kafes bende içinde tutsak
Beni yaradan malik tutsak eden sensin
Seni sen olduğun için seven, tek insandan sana bir küçük lakırtı

SEN VAR ETTİN

Gündüzümü karartı, o bakışların
Diri diri mezara gömdü, o sözlerin
Var idim, yok ettin beni
ibrahimdim, mecnun ettin beni
Yüreğimi sineme yük ettin
Gündüzümü gece ettin
Sen var ettin, şimdide sen yok ettin

GÖRMEZ GÖNÜL GÖZÜM

Ağlarsa gözlerim, nasıl gülsün yüzüm
Gecenin karalığında görmez, gönül gözüm
Yokluğun içimdeki tek hüzün
Yeter ki gülsün, tek senin yüzün

BİTMEZ

Agladıgım göz yaşım bitmez
Yürüdügüm yollar bitmez
Bir sana olan sevdam bitmez

Göz görürür. Gönül istediğini istediği gibi görür

BENİM BE

Yanan benim, sigaram değil
Ağlayan gözlerim değil, yüreğim
Sana bakmaya kıymayan, gözlerim
Sana dokunamayan, ellerim
Ve senin için ölmeyi seçen, bir garip ibrahim

SAÇININ BİR TELİNİ

Dünya gözüyle bir defa daha görsem seni
bir defa daha koklaya bilsem saçının bir telini
Bakabilsem bir defa daha gözlerinin derinliklerine
Ve kaybolsam orada bir daha bulunmamak üzere

KORMAM ÖLÜMDEN

Loş bir sokak lambası altın bekliyorum seni, ya sen geleceksin yada ölüm
22 yaşındayım, ama ölümün eşiğindeyim
Yüreğim çok yavaş çarpıyor ,durdu duracak
Güzeli görmüş ya bir defa gözlerim, kormamam ölümden

GÜL VE BÜLBÜL

Sevda, sigara içmek gibiymiş triyaki için
Sevda, leyala için mecnun, mecnun için meylaymış
Sevda, ozanın dilinden çıkan name
Aşığın kalbindeki üpte
Dervişin, gözündeki nurmuş
Benim için sevda hayal etmek
Kendimi cennet bahçesinde
Bahçe deyip geçtiğime bakmayın
Güller, karanfiller, güle aşık bülbüller var bu bahçede
Keşke ben bu bahçede bülbül, sende gül olsan

EZEL

Doğduğumda ezene, yaşadığım sürece bir güzele, ben bir ona birde ezele aşığım.

HADİ GEL BEKLETME YAR

Loş bir sokak lambası altında, bekliyorum seni
Ya sen, yada ölüm
Yüregim, yavaş çarpıyor durdu duracak
22 yaşındayım, ama ölümün eşiğindeyim
Kormuyorum ölümden, yaşamaktan korkutuğum kadar
Seni görmüş bir defa gözlerim
Unutma kalbim yavaş carpıyor.
Hadi gel bekletme yar

ah ahu dillim

Ah ahu dillim
Ah kara gözlüm
Beni derbeder ettin
Beni mecnun ettin
Beni sarhoş ettin
Beni kendine aşık ettin
Beni var ettigin gibi, şimdide yok ettin

AH ULAN AH

Yağmura aglayan gözlerim
Sana bağlanmış bir basiretim
Ah ulan ah hasretinle yanan bir tek benim

AŞIK

Aşık olan ben değilim. Aşık ettiren sensin be gülüm

NEDEN GÖNLÜM NEDEN

Ebediyete ulaşmak bütün çabam
Yaşam denen bu kafeste , bir gün daha
Yukluğa isyan eden gönlüm, varlığı görmez olmuş
Neden gönlüm
Yaşıyorsun, ölmeyecekmiş gibi
Neden seviyorsun, sanki bitmeyecekmiş gibi
Neden ağlıyorsun, yanıyorsun, uğraşıyorsun, sanki son yok gibi
Neden bu çabalar, varsa herşeyin bir sonu
Neden gönlüm
Üçgününe sığdıyorsun bu cefayı
Neden son yokmuş gibi başlıyorsun, her güne
Neden ağlıyorsun, şu üçgünlük dünyada gülmek yerine
Neden gönlüm neden
Cevabını biliyor aslında; sen yoksun diye

KAYBETMEM

Sakladım, seni bir damla göz yaşıma
Ağlamam seni kaybetmemek için
Kızgın demirlerle dağlasalar ağlamam
Kırk gün kırk gece frangalara vursalar ağlamam
Kaybetmem seni
Çünkü bilirim açıların en büyüğü, kaybetmek seni

SEVME DİYOR

Gönül sevme diyor ,acı çekersin diyor, gönül ağlıyor, yanıyor ,ama sevmediyor

SADECE SEVDAMDANDIR

Acı çekiyor yüreğim, sana olan sevdam bundandır.
Sensiz geçmiyor bir anım, bir saniyem, kuskunluğum ondandır.
Gözüme gelen toz değil, hayalindir. Ağlamam bundandır
Sana olan hasretim , sadece sevdamdandır.

SENSİZ VE SESSİZ

Çoçukluğumu kaybettim, sensiz ve sessiz gecelerde
Benliğimi kaybettim, boş kitapların satır aralarında
Hayatıma son verecem, loş bir sokak lambasının altında

Varlığın yüreğime ceza, yokluğun gözlerime eza

GÖZ YAŞLARIMLA

Yağmuru, kıskandırdım göz yaşlarımla
Yüreğime yazdım ismini , kör çakıyla
Kalbime yazdım sevdamı, acıyla
Gözlerini çizdim kağıta, gözyaşımla
Dün,bugünü, yarını sen ettim hasrettinle
Rüzgarlara anlattım sevdamı
Ozanlarla paylaştım cefamı

AŞK VE SEVDA

Aşk arşa ulaştırır, sevda mevlaya kavuşturur. İkiside uçurur ancak biri kavuşturur.

YA SARHOŞUM YADA SEVDALI

İçiyorum bu gün aşk şarabından
Aşığım,sana
Seni, sevmeye sevdalıyım
Yanıyor içim dışım
Sarıyor, bedeni mi bir alev
Ve içine çekiyor bilinmezlik
Karanlık değil bu sefer aydınlık
Beynim benim ile oynuyor
Herşey karma karışık
Ya sarhoşum ya sevdalı

SESSİZ ÇIĞLIKLAR

Sessiz çığlıklar duyuyorum, karanlık sokaklarda
Sensiz karanlık geceler geçiriyorum, bu sokaklarda
Her kaldırım taşı dert ortagım
Sokaktaki her ağaç can yoldaşım
Safakta doğan güneş, tek arkadaşım

AĞLAYAN GÖZLERİM

Ağlayan gözlerim, yüreğim değil
Yanan benim, sen değil
Sana vurgun bir ben değil
Ama sana hasret, bir ben birde yüreğim

Harabeye dönmüş gözlerim
İsyna belvurmuş bir benim
Sana hasret, bir ben birde yüreğim
Hasretle dolan şu gözlerim...

Sana bağlanmış bir yüreğim
Hayata ağlar gözlerim
Acı çeken bir bedenim
Sana yanan bir ben, birde sözlerim
Ağlayan bir ben miyim?

BİR ÖMÜR YAŞAMAK

Baki ,bir ömür yaşamakmış
Belki, hayatın tamamı olmaz baki
Belki, bir dakikası olur bir ömür bak
i

ÖLÜME BEŞ KALA

Saat 12'ye 5 kala, durmuş bir saat takıyorum kolumda ve ona göre yaşıyorum hayatımı, ölüme beş kala

Beni ben yapan

Ormanın taa derinliğinden gelir bir fısıltı;
Beni ben yapan

BELKİ

Bir fısıltı gelir ormanın derinliğinden
Belki, bir sarkının notası
Belki, bilinmezliğin eşsiz doğası
Belki ,işler insan olanın taa derinliğine
Belki ,bir ceylan bu gözleri güzel
Belki ,yüzü kadar gönlü güzel bir kız

Bir fısıltı gelir ormanın derinliğinden
Belki, acıyan canın feryadı
Belki, çektiğinin dışa vurması
Belki, elinde baltalı bir adam
Belki ,yüzü gibi gölü karanlık bir adam
Belki ,onu görünce feryat eden ağaçlar

Bir fısıltı gelir ormanın derinliğinden
Belki, duymak ismediklerimizin dışa vurması
Belki ,hayatımızın utanç kaynağı
Belki,kendimize söyleyemediklerimizin bize söylenmesi
Belki, güzel bir kızın söylediği türkü
Belki, hayatın ta kendisi


Ormanın taa derinliğinden gelir bir fısıltı;
Beni ben yapan

İSYAN

Hayata isyan etmenin eşiğinde, Allaha kavuşmanın kıyısındayım.